Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Ankara keçisinin saray yolculuğu
    16 Mayıs 2018 Çarşamba 08:49

    Ankara keçisinin saray yolculuğu

    16. yüzyılda Ankara keçisi tiftiğinden elde edilen, Osmanlı ve Avrupa saraylarına giren Sof kumaşı, yüzyıllar sonra VEKAM’ın sergisi ile Başkent’e geri döndü.

    Son yıllarda nesli azalan milli ırk Ankara keçisinin tiftiğinden eğrilen iplikle dokunan ve 16. yüzyıldan itibaren Venedik, Hollanda, İngiltere, Fransa, Polonya gibi Avrupa’nın önemli merkezlerinde ticareti yapılan Ankara sof kumaşı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılan özel bir sergiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor. Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) tarafından hayata geçirilen ‘Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi’ adlı sergide, Ankara Etnografya Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi ve Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarında bulunan sof kumaşlar ile tiftikten üretilmiş çeşitli eserler yer alıyor. Ankara’nın 18. yüzyıla tarihlenen, en önemli temsillerinden biri olarak kabul edilen Hollanda Rijksmuseum’daki ‘Ankara Manzarası’ adlı tablonun orijinali de, sergi kapsamında Türkiye’de ilk kez tarih meraklılarıyla buluşuyor. VEKAM Direktörü Filiz Yenişehirlioğlu menşei Başkent olan Ankara keçisi tiftiğinden elde edilen kumaş üretimi ve sof dokumacılığının 19. yüzyıla gelindiğinde azalarak son bulduğunu belirtiyor. Yenişehirlioğlu, dünyaya ün salan ve bir dönem kente büyük gelir kapısı Ankara keçisi tiftiğini Hürriyet Ankara’ya anlattı:

    OSMANLI’DA KULLANILMAYA BAŞLANDI

    “Bir buçuk yıllık araştırma sonunda ipeğe benzediğini ve bu sebeple çok tercih edilen bir kumaş olduğunu anladık. İnce, yünlü, hem ısıtıyor hem de serin tutuyor. Osmanlı döneminde su geçirmediği için yelken bezi olarak kullanılmış gemilerde. Döşemecilikte ve Avrupa’ya ihraç edilmiş, bebeklerin saçlarında rastlanıyor. Belgelere göre, Topkapı Sarayı’na gidiyor; yurt dışında İngiltere, Hollanda, Fransa, İsveç’e ulaşıyor ve oralarda saraylarda da giyiliyor.

    SADECE ANKARA VE ÇEVRESİNDE ÜRETİLDİ

    En son Finlandiya’da bir arkeolojik sualtı batığında ortaya çıktı. Ankara, bu kumaşın üretiminden elde edilen vergi kapsamında Osmanlı İmparatorluğu’nda İstanbul ve Bursa’dan sonra en çok vergi veren şehir. Ankara çevresinde Tosya, Kastamonu ve Beypazarı’nda iplik olara üretiliyor ve kumaş dokunuyor. Son ürünler Ankara’da cendereden geçirilerek, doğal boyalarla renklendiriliyor. Çiftçilerle de görüştük. Bir ara Cumhuriyet döneminde pazarı canladırmak için Türkiye Tiftik Cemiyeti kurulmuş. Hatta bir pazarlama gemisi yapılarak Türk malları dolaştırılmış. Yeniden canlandırmak için çabalanmış ancak 19. yüzyıla kadar sadece Ankara’da yaşayan keçiler, bu tarihten sonra Güney Afrika, Yeni Zellanda ve Amerika’da üretilmeye başlıyor.”

     

    ESKİ DEĞERİNİ KAZANABİLİR

    ANKARA keçisi tiftiğinin yeniden dünya çapında tanınır hale gelmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Filiz Yenişehirlioğlu, “Günümüzde tiftikten elde edilen iplik kalitesinin makinelere uygun olması lazım. Tiftiğin kalitesi de hayvanın beslenmesine, bakım koşullarına bağlı. Besicilikle ilgili sorunlar tekrar canlandırılmasına olanak vermiyor. Tiftiğin yetiştiriciliğini, ekonomik değerini, sanayileşme sürecinde nasıl üretilebileceğini incelemek gerekiyor. Türkiye, ürünü yün olarak ihraç ediyor. Genç nesil bununla ilgilenmiyor. Üreticilerle yaptığımız görüşmelerde, ‘Çobana kız verilmiyor. Oğlumuza kız alamıyoruz’ şeklinde şikâyetler dinledik. Herkes el verirse yeniden eski değerini kazanabilir” dedi.

    Ankara keçisinin saray yolculuğu
    OSMANLI DÖNEMİ'NİN TEK ANKARA TABLOSU
    Ankara’nın 18. yüzyıla tarihlenen, en önemli temsillerinden biri olarak kabul edilen Hollanda Rijksmuseum’daki ‘Ankara Manzarası’ adlı tablo ile ilgili de bilgi veren Yenişehirlioğlu, “18. yüzyılda Ankara ile ticaret yapan Hollandalı tüccarlar bir Ankara tablosu yaptırmış. Bu, Ankara’nın Osmanlı döneminde kalan tek tablosu. Ankara’dan geniş bir görünüm sunarken ayrıca Ankara Kalesi dışındaki ticaret merkezini gösteriyor. Burada keçilerin kırpılışını, yün üretimini ve ticaretin canlılığını tasvir ediyor. Ankara’nın ticareti kale etrafındaki hanlarda ilerliyordu” diye konuştu.

     

     

    Bu haber toplam 542 defa okunmuştur
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim