Murat ERTAN

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Murat ERTAN

    Beden Dilinin Anlama ve Anlaşılmada Önemi

    19 Kasım 2021 Cuma 16:19

    Beden dili, insanların konuşmadan önceki ilk anlaştıkları dil olmuştur. İnsanlar, beden dilinden yararlanarak duygu, düşünce, istek ve beklentilerini diğer insanlara aktarmıştır. John Powys’un da belirttiği gibi; “Anlaşılma arzusu, sevilme arzusu kadar şiddetlidir.” İnsan, genetik olarak yüz ve davranışlara dikkat ederek beden dilinin anlamlarını kısa zamanda yorumlamak üzere programlanmıştır.

    İnsanların ne hissettiklerini sezebilmenin yolu; ses tonu, mimikler, jestler, yüz ifadesi gibi sözsüz ifadeleri okuyabilmekten geçer. Beden dili mesajları, duygu ve düşünceleri sözlere göre daha doğru yansıtır. Düşüncelerimizi kelimelerle; duygularımızı ise mimiklerle, jestlerle ve yüz ifadelerimizle anlatırız. Beden dilimiz kullandığımız kelimelerden çok daha fazlasını anlatır. Bir insanın sözleri, ses tonu, el kol hareketleri, mimikleri veya yüz hareketleri ile çelişirse “ne söylediği değil, nasıl söylediği” önem taşır.

    İnsanlar; duruş, mimik, jestler, bakış, görünüş gibi sözsüz davranışlar yoluyla kişilikleri, düşünceleri, fiziksel ve psikolojik durumlarıyla ilgili bilgiler verir. Kızgınlığı gösteren kaş, şaşkınlık, üzüntü, gülümseme duygularımızı bedenimize yansıtır. Sözsüz davranışlar, doğal ve kendiliğinden oluşur. Sürekli gülen ve neşeli olan bireyin yüzünde iz oluşur. Ağzını sık sık büzen, dudağını büken kimsenin yüzüne somurtma işareti yerleşir.

    Mesajın doğru anlaşılabilmesi için sözlerin, ses tonunun, beden dilinin aynı mesajları vermesi gerekir. Konuşmalarla beden dili çeliştiğinde beden dili gerçek olarak algılanır. Beden dilinde genel çerçeve, bütünlük, uyum, kültür, tutarlılık önem taşır. Bir durum veya olay görülene göre değil; öncesine,  o ana ve sonrasına göre değerlendirilmelidir.

    İnsanlarla iletişimde mesaj iletirken söz, ses ve beden dili olmak üzere 3 kanal kullanılır. Prof. Dr. Albert Mehrabian ve Ferris’in 1967 yılında yaptığı araştırma sonuçlarına göre; söz %7, ses %38 ve beden dili %55 oranında mesaj iletmek için kullanılır. Kelimeler, iletişimin algılanan bölümünün sadece %7’sini oluşturur. İnsanlar, duygularının çok azını kelimelerle anlatır, çoğunluğunu jest ve mimiklerle duygulara yansıtır.

    Konuşulan kelimeler bilinç tarafından yönlendirilebilir ve jestlerle kontrol edilebilir. Bacakların ve ayakların gönderdiği sinyaller, başımızdan uzakta olduğu için çoğu zaman gözardı edilir. El hareketleri, ayak hareketleri, kızarma, terleme, ağzın kuruması gibi sinyaller kontrol edilemez. Bu nedenle de bunlar en inandırıcı sinyaller olarak görülür. Duygu ve düşüncelerimizi gizlesek veya kelimelerle farklı anlatsak da beden dilinden anlayan birinden bunu gizlemek imkânsızdır.

    İnsanların sosyal statüsü, bulunduğu statü, toplum içindeki yeri, sosyal çevreye karşı tutumu beden dili ile aktarılabilir. Statüler ve grup içindeki yerimiz bireyin grup içinde kendisini nasıl algıladığı ile ilgilidir. Yetişkinler çalıştıkları yerlerde ve toplumda rollerinin gereklerini karşılamak durumundadır. Örneğin; öğretmen, doktor, mühendis ve bakkaldan farklı davranışlar sergilemesi beklenir.

    Beden dili konusunda hepimiz düşündüğümüzden daha fazla bilgiye sahibiz. Bunun örneklerini eğitimlerimde de görmekteyim. Katılımcılara kollarını bağlamalarını söylediğimde çevredekilerin veya ninelerinizin bu harekete tepkisinin ne olacağını sorarım. Verilen cevaplar ise genellikle “kollarını bağlama, kısmetin kapanır” gibi ifadelerdir. Ninelerimiz beden dili eğitimi aldı mı, beden dili kitapları okudu mu? Hayır! Ninelerimiz beden dili uzmanı değildi fakat hayatın uzmanıydılar.

    MURAT ERTAN
    EĞİTİM BİLİM UZMANI
    DAVRANIŞ BİLİMLERİ UZMANI

    Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim