Vedat GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Vedat GÜNEŞ / Yazar

    Bir Zamanlar (3)

    18 Aralık 2018 Salı 16:21

    Küçüklüğümüz “c” idiyse, büyüyünce “C” olamadık.
    Değiştik… Çünkü BÜYÜDÜK!..
    d” idiysek “D” olduk… e idiysek E olduk…
    Şiştik ve yönümüz değişti, şeklimiz, tavır ve davranışlarımız değişti…
    Düşüncemiz, yaşayışımız değişti…
    Gülmelerimiz eksildi…
    BÜYÜDÜK…

    Evet evet, büyüdük.
    Hayallerimiz daraldı, rüyalarımız rengini kaybetti.

    Büyüdük ve hayatı ciddîye almaya başladık. Gülmelerimiz eksildi, korkularımız arttı.
    Çocukluğumuzu unuttuk! Unuttuk, çünkü biz büyüdük… Kışımızı bahara çevirebilmenin yolunu unuttuk. Unutmakla kalmadık, çevremizdekilere de unutturmaya çalıştık.

    Böyle olmasını biz istedik!

    Büyümek… Bahardan, hayallerden, rüyalardan uzakta yaşamakmış gibi yaşamaya başladık. Çocukluk günlerimize inat maddiyat ve güç için hayatımızı yaşamaya başladık. Tırmandığımız dağların zirvesinin, başka bir dağın eteği olduğunu göremeyecek kadar kör olduk… Yeni bir zirveye tırmanmak için gerekli düşlerimiz kalmadı rüyalarımızı süsleyecek.

    Mutlu olmak için başkalarını mutlu etmeyi akıl edemedik.

    Güzel şeylere sahip olduğumuzu zannettik; güzel şeylerin bizi esir aldığının farkına armadan. Yöneten olduğumuzu zannettik; yönetildiğimizi fark etmeden. Irmakları ters akıtmayı plânladık, onun gösterdiği yolu takip etmek yerine. El uzatmalarını bekledik başkalarının; elimizi uzatmayı akıl edemeden…

    Herkes bizim için çalışmalı, herkes bizi mutlu etmeliydi artık.

    Düne dair hatırladıklarımız yok oldu. Çünkü hayatı ciddîye almaya başladık, geçtiğimiz günleri unutarak.

    Aynı şeyleri her gün tekrar edip farklı sonuçlar elde etmeyi öğrendik büyüdüğümüz için. Tüm doğrular bizde birikti, yanlışlar başkalarında. Hep haklı olan biz çıkalım istedik, haksız olmalarına sevindik başkalarının. Hep öğreten olmayı tercih ettik, öğrenmeyi unuttuk. Hata yapabileceğimiz hiç aklımıza gelmedi.

    Güneş olamadık aslında biz. Güneş hep verdikçe ona doğru büyüdü her şey. Toprak olamadık, üzerine basılsa da veren oldu hep. Su gibi aziz olmak mı? Nerede?...

    Her şeyi ciddîye aldık, ciddîye alınmadığımızı bile bile…

    Kendimize ait olmayan ne varsa ilgilendik, bizdekinin değerini bilmeden. Hep soru sorulan olmak istedik, soru sormanın sırrına vakıf olamadan. "Zamanımız yetmiyor", dedik zamanı çarçur ederken. Oysa zamanımızı çoğaltmak için feragat etmedik uykumuzdan, televizyonumuzdan, bahane üretmekten…

    (Devam edecek)

    Bu yazı toplam 600 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim