Durdu GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Durdu GÜNEŞ / Yazar

    Hayata Dair Kısa Kısa Notlar -2

    16 Ocak 2017 Pazartesi 08:59

    Mizah sosyal fobinin panzehiridir.  Mizah düşünceye neşe ve esneklik katarak insanın sosyal hayata uyumunda etkin rol oynar.

    **                                           **

    Sorunları hasıraltı etmek sorunu daha güçlendirdiği gibi hasırı da kullanılmaz hale getirir.

    **                                           **

    Çağın en önemli iki iletişim aracı televizyon, bilgisayar (internet) bir aile içine girdikten sonra karı, koca ve çocuklar arasındaki iletişimi kesiyor.

    **                                           **

    Sadece sanatçılarda patolojik bir davranış olarak sürekli görünür olma, gündemde kalma kaygısı şimdi facebookla salgın hastalık haline geldi. Her anını, her resmini facebooka koyarak sürekli kendini görünür kılma, gündemden düşmeme, patolojik bir narsizme dönüştü.

    **                                           **

    Son zamanlar televizyon haberlerinde, kadına şiddet haberlerine sık yer veriliyor.  Medya haber verirken bir yandan bunları lanetlerken, diğer yandan bu haberlere fazla yer vererek yaygınlığını, sanki normalliğini anlatmak ister gibi olayı meşru algılamamıza yol açmaktadır.

    Esasında kadına şiddet konusunda önce zihinsel bir arınmaya ihtiyacımız vardır. Kadına şiddet, “Kızını dövmeyen dizini döver.” “Karının sırtından sopa, karnından sıpa eksik olmamalı” gibi sözlerle zamanında bilinçaltımıza yer etmiş olmalı ki, yakındığımız ama bitiremediğimiz bir davranışa dönmüştür. Geçmiş algılarımızı yeniden gözden geçirip ruhen rafine olmaya ihtiyacımız var.

    **                                           **

    Niye şiddete yatkın bir toplumuz? Niye bir sevgi toplumuna dönüşemiyoruz? İyi iletişim kurmayı öğrenememişiz. Aramızdaki sorunu insan gibi konuşarak çözmeyi beceremediğimiz için yumruklarımızı sıkıyoruz. Yumruklarla insanlar tokalaşamaz, tokatlaşırlar.

    **                                                   **

    Bir gerçeğe aykırı söz söylemek, ya da bir gerçeği çarpıtmak veya bir gerçeği gizlemek dürüstlükle bağdaşmaz. Makyavelist bir anlayışla bunları meşru görürsek, neyin doğru neyin yalan olduğu konusu anlaşılmaz hale gelir. Bu nedenle, birbirinden emin bir toplum için doğru sözlü, dürüst olmak hepimizin görevidir. Önderlerin dürüst olması ise görev olmasının ötesinde bir toplumun varlığı ve geleceği için zaruridir.

    **                                           **

    Saf mutluluk yoktur, saf aşk yoktur. Ancak saf aşka ve mutluluğa inanan saflar vardır.

    **          **

    Düşünüyorum o halde varım. Descartes

    Farklı düşünüyorum o halde varım. Charaudeau

    Düşünceyle hoşgörüyü barıştırmaya var mısınız?

    **         **

    "Ne ekersen onu biçersin" deriz. Ancak biçtiğimize bakarak ne ektiğimizin sorumluluğunu alıyor muyuz? Almazsak bu atasözü, hatasözü olmaz mı?

    **         **

    TV.de her gün şiddet ve kirli siyaset haberleri izliyoruz. Ne yazık ki, kötülükleri seyretmek, ibret almaya değil, örnek olmaya yol açıyor.

    **           **

    Prof. Dr. Ayhan Songar hatıralarında anlatıyor:

    Bir gün odama ağır hapse mahkûm bir katil getirmişlerdi. Şöyle yerimden doğrulup güler yüzle kendini “buyur” ettiğimde bana “Doktor Bey, hayatımda ilk defa birisi bana “buyur” diyor ve azarlamıyor. Eğer evvelce böyle olsa idi ben bugün katil diye karşınızda bulunmazdım” demişti.

    Toplum olarak, her suçun işlenmesinde, biraz da bizim hissemiz yok mu diye düşünmemiz gerekir.

    Düşünüyorum da Niçin:

    Küstah olmadan vakur olmayı,
    Zalim olmadan hükümran olmayı,
    Asık suratlı olmadan ciddi olmayı,
    Ukala olmadan akıllı olmayı,
    Malumatfuruş olmadan bilgili olmayı,
    Patavatsız olmadan doğru sözlü olmayı,
    Gayri ciddi olmadan güler yüzlü olmayı,
    Geveze olmadan hoşsohbetli olmayı,
    Yalaka olmadan saygılı olmayı,

    Narsist olmadan kendimizi sevmeyi,

    Hırslı olmadan azimli olmayı,
    Beceremiyoruz?

    Çünkü bunları becerebilmek için akıl, fikir, derinlik ve incelik gerektirir. 

    Topluma baktığımızda, ciddi ölçüde kaliteli insan yetiştirme sorunumuz olduğu hissediliyor.

    Bu yazı toplam 1246 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim