Murat ERTAN

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Murat ERTAN

    İlk İzlenimin Önemi

    17 Aralık 2021 Cuma 16:57

    İzlenim; bireylerin bir obje, kurum veya etkileşimde bulunduğu diğer insanlara ilişkin düşünceleridir. İzlenim oluşturma; amaçlar doğrultusunda çevredeki insanların duygu ve düşüncelerini değiştirmek için yapılan davranışları içerir.

    Jean Jacques ROUSSEAU, “Görünüş ilk sözü, İçerik son sözü söyler.” demektedir. İnsan, ilk kez gördüğü birini bulunduğu fiziki ortam içinde kısa bir anda; beden diline, vücut tipine, konuşma tarzına, kullandığı kelimelerine, ses tonuna, taşıdığı aksesuarlarına, giyimine, duruşuna, yürüyüşüne, tavırlarına, kokusuna, oturma biçimine, yürümesine, gözlerinin hareketine, ağzının şekline, etrafa yaydığı enerjisine göre değerlendirip güvenilir ya da güvenilmez olduğu kararına varır.

    Kevin Hogan’a göre, ilk kez gördüğü bir insanın, önce toplumdaki yerine, statü sahibi olmasına, çekici olup olmamasına karar verir. Bu ilk değerlendirme; insanın duruşu, boyu, kilosu, cildinin rengi, yüzü, saçı, nasıl giyindiği, aksesuarlarıyla, zihnimizin mantıklı gerekçelerinden daha hızlı ve güçlü olan sezgilerimizin sesiyle toplum içindeki yerini belirler. Kevin Hogan ilk izlenimin aslında “tek izlenim” olduğunu söyler.

    Dört çeşit izlenim vardır:     
    1.
     Kendiniz hakkında ne düşündüğünüz,
    2. Başkaları hakkında ne düşündüğünüz,
    3. Başkalarının sizin hakkında ne düşündüğü,
    4. Başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğüdür.

    Başarılı bir izlenim oluşturmanın ilk adımı şimdiki izlenimi belirlemektir.

    İlk izlenimle ilgili Max Planck Institut’un yaptığı araştırmada, insanların ilk karşılaştıkları kişilerde aksesuarlar, kıyafetler, saç tıraşımız, beden dilimiz ve mimikler gibi onlarca noktaya odaklandıkları belirlenmiştir. İnsanların ilk karşılaşmada odaklandığı ana nokta mimiklerdir. Beyin, mimiklerle ilk veriyi aldıktan sonra diğer noktalardan topladığı verilerle net sonuca ulaşır.

    Bir diğer araştırma ise New York Üniversitesi’nden Jonathan Freeman tarafından yapılmıştır. Freeman, ilk intibanın oluşmasında amigdalanın hareketlerini gözlemlemiştir. Daha önce hiç karşılaşmadıkları üç farklı insan yüzü deneklere gösterilmiş ve deneklerin amigdala tepkileri incelendiğinde ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Deneklere gösterilen birinci fotoğrafta kişi somurtmaktadır. İkinci fotoğrafta nötr mimikli kişinin fotoğrafı gösterildiğinde amigdala tepkisini düşürmeye başlamış ve son olarak hafif tebessüm gösteren bir kişinin yüzü gösterildiğinde amigdalanın tepkisi en aza inmiştir (Benlioğlu, 2015, 37-38).

    Daniel Kahneman; çocukluktan itibaren, insanların bazı özelliklerine bakarak onlar hakkında genelleme yapma yolları bulduğunu söyler. Bazı insanlar gözlere bakar, bazıları konuşmalara bakar, bazıları ise insanların yürüyüşüne göre fikir sahibi olur. Bunlar insanın kendine özgü, hayatını kolaylaştırmak adına oluşturdukları kısa yollardır.

    İlk insanların kendisini tehlikelerden korumak ve hayatta kalmak için geliştirdiği bu kısa yollar, bize genetik miras olarak geçmiştir. Hepimiz, kısa yollar kullanarak insanları bir bakışta tehlikeli-tehlikesiz, güvenilir-güvenilmez, iyi-kötü, güzel-çirkin, güçlü-güçsüz, sağlıklı-sağlıksız, mutlu-mutsuz, başarılı-başarısız olarak değerlendiririz.

    MURAT ERTAN
    EĞİTİM BİLİM UZMANI
    DAVRANIŞ BİLİMLERİ UZMANI

     

    Bu yazı toplam 738 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim