Durdu GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Durdu GÜNEŞ / Yazar

    Kişiliğinizi Geliştirin, Kişisel Gelişmeyin

    30 Ekim 2018 Salı 08:25

    Geçen günlerde katıldığım kişisel gelişim semineri beni bu konuda bir kez daha düşünmeye sevk etti. Çünkü göreceli durumlar mutlak gerçekler gibi anlatılıyor beyinlere virüslü dosyalar yükleniyordu. Sonuçta tatminsizlikler, boşluklar ve hayal kırıklıkları oluşturacak varsayımlar sihirli bir başarı formülü ve mutluluk reçetesi olarak sunuluyordu.

    Bunun üzerine kişisel gelişim konusunda aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerektiğini düşündüm:

    1-Kişisel gelişim kurs ve kitaplarında insanın içindeki sınırsız güçten bahsedilir. İnsan sanki hiç zaaf taşımayıp sürekli üstünlük, mükemmellik potansiyeline sahiptir algısı oluşturulmaktadır. İnsanın sınırsız sanal bir üstünlük duygusuna kapılması sonuçta ciddi hayal kırıklıkları oluşturacaktır.

    Oysa insan sınırlıdır ve zaafları da vardır. Kutsal kitabımız Kuran’a göre de “İnsan zayıf yaratılmıştır” (Nisa/4/28)

    2-Kişisel gelişimde “insan kendini mutlak ölçü olarak kabul etmesi ve herşeyi kendine hak görmesi” telkin edilir.
    Bu durum insanın çok hoşuna gider. Çünkü bütün inisiyatif kendindedir. Kaderinin direksiyonu kendi elindedir. Ve isterse mutlu ve başarılı olacaktır. Kimseye ihtiyacı yoktur içinde yeterince enerji mevcuttur.

    Oysa bu gerçeğin küçük bir dilimidir tamamı değildir. İnsan bir şeyi düşünür ve karar verir. O noktada belki tamamen özgürdür. Ancak süreci yönetirken düşünemediği bir çok değişken etken devreye girer. İnisiyatif elinden çıkar. Çok iyi bir çifçi düşünelim. Elinden gelen her şeyi yapmıştır. Ancak bir de havanın durumu, iklim şartları vs. vardır.

    Diğer yandan kişinin herşeyi kendine hak görmesi ahlaki bir sorunu da beraberinde getirir. Kişisel gelişimde hep daha hızlı daha hırslı rekabetçi bir anlayışla önce olmak zengin olmak başarılı olmak yardımlaşmayı, merhameti, şükrü, sabırlı olmayı devre dışı bırakır.
    3-Kişisel gelişim kitaplarında ve seminerlerinde uzak doğu dinlerindeki sözlere ve ritüellere çok gönderme yapılır. Yoga, meditasyon gibi kadim dinlerin ritüelleri makyajlanarak mutluluğun, dinginliğin, saflaşmanın adresi olarak gösterilir.

    Materyalist batı dünyası manadan yoksun bir maddecilik nedeniyle açmaza girince her aşırılık karşıtını doğurur kuralınca maddeden yoksun bir mana olarak uzak doğu mistisizmine ilgi duymuştur. Bunu kapitalist bir anlayışla ambalajlayarak kişisel gelişim şeklinde piyasaya sürmektedir.

    4-Kişisel gelişim alanında faaliyet gösteren kişilerin çoğunda akademik bir kariyer yoktur. Dolayısıyla verilen seminerlerde yazılan kitaplarda akademik bir disiplin bulunmamaktadır.

    Bağlamından koparılmış kulağa hoş gelen özlü sözler, belli durumlar içinde gerçekleşmiş menkıbeler hayatın her alanına teşmil edilecek şekilde sihirli formüller gibi sunulmaktadır.

    Kişisel gelişim seminerlerinde kişisel deneyimler herkes için geçerli başarı formülleri gibi anlatılmaktadır. Hikaye olarak dinlendiğinde hoşça vakit geçirmeye elverişli bu deneyimlerin birebir başkasının hayatında karşılığı olmayacaktır. Hayat sürekli önümüze daha önceden cevabı olmayan sorular sorar, biz ise başkaları için geçerli olan cevapları ezberleyerek çözüm üretemeyiz.

    5-Kuantum teorisi kişisel gelişim alanında hayatın sihirli formülü gibi kullanılmaya başlamıştır. Adı üstünde henüz teori olan ve fizik alanında geçerliliği tartışılan bir durumun kişisel gelişim alanında mutlak bir gerçeklik gibi sunulmasının ne kadar abes olduğu ortadadır.
    17. Yüzyılda Newton'cu, kesinlikçi mekanik, determinist bir fizik anlayışı vardı. Bu anlayış günümüzde yıkılmış kuantum teorisiyle birlikte atomaltı parçacıkları ve bunların etkileşimine dair rastlantı ve belirsizliğe dayalı bir teori ortaya atılmıştır. Hiç bir şey sabit değil, her şey ihtimaller denizinde yüzer anlayışından yola çıkarak, insanın kaderine dilediği gibi hakim olacağı ve insan düşüncesi ile herşeyi yapabileceği varsayımı mutlak gerçeklik gibi anlatılmaktadır.

    Bu tür varsayımlarda gerçeklik olmakla birlikte tümüyle gerçek değildir. Hani “insanda demir vardır ama insan demir değildir” örneğinde olduğu gibi gerçeğin bir bölümünü gerçeğin tamamı gibi görmek insanı hep yanlışlara sevkeder.

    İnsanın neyi düşünürse onu gerçekleştirebileceği varsayımı kulağa hoş gelen ve insanı yanıltan bir çıkarımdır.

    6-Dünya bir enerjiden ibarettir, evrensel bir akıl vardır. Enerjiyle bağlantı kur, evrensel akıldan iste gerçekleşsin gibi dini devre dışı bırakan ve Allah inancını bertaraf eden düşünce yapısı materyalist kökenli yeni bir mistik anlayıştır. Öyle inanarak yaparsanız belki bir plasebo etkisiyle kendinizi rahat hissedebilirsiniz. Ancak büyük ölçüde hayal kırıklığı oluşturması daha muhtemeldir.

    7-Kişisel gelişim kitapları veya seminerlerde yapılan sunumlar genel olarak tercüme kökenlidir. Farklı kültürler, farklı inanışlar, farklı algı biçimleri üzerinde yapılan sosyal deneylerin doğruları bize öğütlenmektedir. Bunların çoğu okul aile birliği tarafından giydirilmiş elbiseler gibi üzerimizde eğreti durmaktadır.

    Velhasıl daha yazılacak çok şey olmasına rağmen uzun yazılan şeylerinde okunmayacağını göz önünde tutarak şunu söylemek istiyorum. Kişisel gelişim kitaplarını okurken, kişisel gelişim seminerlerini dinlerken hafızanızdan ziyade muhakemenizi kullanırsanız daha çok fayda sağlarsınız.

     

    Bu yazı toplam 466 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim