Durdu GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Durdu GÜNEŞ / Yazar

    Kitap Nesliyle Dijital Nesil Karşı Karşıya

    07 Mart 2017 Salı 14:43

    "Zaman Yönetimi" derslerinde öğrencilerin herhangi bir hobilerinin olup olmadığını sorarım. Bir derste "Şiir, öykü, deneme, roman gibi yazı yazma alışkanlığı olan var mı?" diye sordum. Hiç cevap veren çıkmadı. "Hiç şiirde mi yazmadınız?" dedim. Yine cevap veren olmadı. Bu kez "Peki hiç aşık olmadınız mı?" diye sordum. Bazıları mırıldandı “Aşık olduk, hocam"

    Ben, "Madem aşık oldunuz, neden hiç şiir yazmadınız?"dedim. Bir öğrenci kalktı. “Hocam onların modası geçti. Şimdi facebook var, twitter var, kısa mesaj var. Diyeceklerimizi oradan söylüyoruz. Neden şiir yazalım ki” dedi.

    O zaman şunu düşündüm, dijital kültür bizim düşünme ve iletişim biçimimizi büyük ölçüde değiştirdi. Kitap kültürüyle yetişen bizim nesille, dijital kültürle yetişen yeni neslin duygu, algı ve tepkisi birbirinden çok farklı.

    Zaman zaman Türkiye Yazarlar Birliğinde gençlerin kitaba, yazarlığa ilgi duymadıkları konusunda sohbetlerimiz olur. Bazı yazarlar, "Madem gençler dijital dünyadan kopup kitaba yönelmiyorlar. Suyu tersine çeviremeyiz. Bizde dijital dünyada karşılarına çıkalım, vermek istediklerimizi orada verelim" diye görüş bildirirken, bazı yazarlar bu kez de dil ve algı konusunun sorun olacağını kitap nesli olarak dijital nesille aynı dil ve algı içinde olmadığımızı vurguluyor.

    Son zamanlarda öğrencilerin derslere ilgisinin çok zayıf olduğunu gözlemliyorum. Çoğu cep telefonlarıyla meşgul. Fiziken sınıfta olmalarına rağmen zihnen başka yerlerdeler. Bir kısım öğrencilerin cep telefonunu sıranın üstüne koyup kaçamak bakışlarla gelen whatsapp, facebook, kısa mesaj gibi gelen iletileri kontrol ettiklerini görüyorum.

    İnternet kültürünün insanlığa çok büyük faydasıyla birlikte bizdeki kullanılış biçiminde bir takım zararlarını gözlemledim. Esasında bu konu eğitimcilerin ciddi araştırmalarına açık bir alandır. Çıkan olumsuz sonuçlara karşı acil tedbirlerin alınması gerekir diye düşünüyorum.

    İnternetin öğrencilerde oluşturduğu bazı zararları şöyle sıralayabilirim:

    Yeni nesil internet bağımlısı. Gençler için cennet, sınırsız internettir. Cep telefonlarıyla sürekli internet bağlantılı bir zaman geçirme eğilimi taşıyorlar. Yoğun zihinsel meşguliyet dijital dünya üzerindedir. Mesleki, eğitimsel veya karıyeri ilgilendiren durumu riske edecek kadar internette zaman geçiriyorlar. internet olmadığında kendini mutsuz ve eksik hissediyorlar. Cep telefonları elinden alınsa oyuncağı alınmış çocuğa dönüyorlar.

    İnternet sosyal ilişkileri olumsuz yönde etkiliyor. 4-5 ay aynı sınıfta eğitim gören kişilere birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını soruyorum. 2-3 kişilik lokal tanışmalar oluyor. Genel olarak birbirlerine yabancılar. Sosyal paylaşım siteleri, facebook, whatsapp grupları sanal bir sosyal ortam oluşturuyor. Böylelikle kişiler sosyal doyumu sağladıklarını sanıyorlar. Sağlıksız sanal iletişim kişilerin asosyal ya da anti sosyal bir kişilik oluşmasında rol oynuyor.

    Dijital kültürle dolan zaman kitap okumaya yer bırakmıyor. İletişime internet kültürü egemen oluyor. Kısa mesajlaşma ya da tüm düşünceyi 140 karaktere hapsetme gibi bir alışkanlıkla Türkçeye uygun olmayan kısaltmalar yapılıyor. Bu nedenle artık uzun yazılar okunmuyor. Ben bu yazıyı yazarken bile sosyal medya paylaşacağımı düşünerek kısa yazmayı, aksi takdirde okunmayacağını düşünüyorum.

    Bir bürokrat arkadaş anlatmıştı:

    Akşam evde oğluna “Mutfaktan bana bir çay getir!” diye sesleniyor. Çocuk cep telefonuna aşırı odaklanmış ve babanın sesini duymuyor. Baba birkaç kere seslendikten sonraçaresiz kalıp whatsapptan ileti gönderiyor. “Oğlum bana bir çay getir.” Çocuk mesajı anında alıp cevap yazıyor. “Tmm knk” Baba kızıyor. "Oğlum bu tmm knk" ne demek. Çocuk, “Baba pardon, alışkanlıktan arkadaşa yazar gibi tamam kanki demek istemiştim” diyor. Türkçe her geçen gün bozuluyor.

    Zamanın önemli kısmı dijital dünyada harcanınca okumaya, düşünmeye herhangi bir hobiye zaman kalmıyor. Soruyorum "Aranızda edebiyat, müzik, resim, gibi güzel sanatlarla ilgilenen var mı?" diye soruyorum 40-50 kişilik sınıftan bir veya iki kişi ya çıkıyor ya çıkmıyor.

    Hızlı erişim, hızlı internet kişilerde farkına varamadıkları sağlıksız bir hız tutkusu oluşturuyor. Woody Allen, “ Ben hızlı okuma kursuna devam ettim ve Savaş ve Barış’ı yirmi dakikada okumayı başardım. Anladım ki kitap Rusya’yla ilgiliymiş” diyor. Hız tutkusu sabırsız olmayı doğuruyor. Gençler bedel ödemeden ödül almayı istiyorlar. Hayatın doğal hızıyla elde edilecek sonuçlara hemen ulaşmak istiyorlar. Cep telefonlarında parmaklarını oynatarak her türlü bilgiye ulaşma sanısı nedeniyle gerçek hayatta da parmaklarını oynatarak her hedefe ulaşacaklarını sanıyorlar.

    Facebook, instagram gibi sosyal paylaşım sitelerinde her türlü fotoğraf yayımlanıyor. Gezilen yerler, yeme içme görüntüleri, düğün, nişan gibi sosyal ritüeller ve önemli kişilerle çekilen fotoğraflar paylaşılıyor. “Mahremiyet kültürü”nden “kendini sergileme” kültürüne sınırsız ve sansürsüz bir geçiş var. Kişiler fikirleriyle, düşünceleriyle, ürettikleriyle insanlığa artı bir değer katmaktan ziyade, fiziksel görüntüleriyle varolmaya çalışıyorlar. Görünür olmakla varolmayı aynı sanıyorlar.

    Marshall McLuhan, “Biz kullandığımız aletlere şekil veririz, ardından o aletler bizi şekillendirir” diyor. İnsanlık tarım-ticaret döneminden, mekanik (makina) döneme, makina döneminden, dijital döneme doğru bir gelişme kaydetti. Teknolojik bu gelişmenin kültürünü de doğal kabul edip benimseyecek miyiz yoksa insana ait kadim değerlerin korunması için çaba mı sarfedeceğiz?

    Teknolojideki ilerlemenin insani değerlerdeki ilerlemeyle aynı düzeyde gitmesi halinde insanlık huzuru yakalayabilir. Aksi takdirde teknolojinin yan etkileri yeni insani sorunları beraberinde getirmektedir.

    Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim