Vedat GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Vedat GÜNEŞ / Yazar

    Merhamet Yerinde Gerek

    17 Ekim 2016 Pazartesi 14:54

    Nedense bilimsel, akademik, dipnotlu vb. yazıları okumayı sevmiyorum. Bu aslında bende bir eksikliğin var olduğunu gösteriyor, ama ne yapayım sevmiyorum. Bunu içindir ki benim yazılarımda dolaylı anlatım, akademik cümle ve bilimsellik bulunmaz.

    Berceste

    “Cehlimi bilmeyecek mertebe câhil değilim
    Bilirim rütbe-i noksânımı kâmil değilim.” (Yenişehirli Avni)

    Aslında yazmanın da okumanın da bir üslûbu vardır. Üslûp deyince aklıma Refik Halit KARAY geldi. Onun kitaplarını okumak bana zevk veriyor. Çünkü yazılarındaki üslûp muhteşem… Sade ve anlaşılır…

    Kitaplığımda dikkatimi çeken Deli ve Bir Avuç Saçma kitaplarını karıştırmaya başladım. Altını çizdiğim bir iki hikâyesini bu hafta sizlerle paylaşmak istiyorum. (Ago Paşanın Hatıratı, Memleket Hikâyeleri, Nilgün başta olmak üzere tüm kitaplarını tavsiye edebilirim sizlere)

    *          *          *

    Adamın biri soğuktan donmuş bir yılanı ısıtıp canlandırmak için –Allah akıl versin- koynuna sokmuş ve yılanın ilk işi, iyilik gördüğü bîçareyi sokmak olmuştur.

    “Hay ahlâksız yılan hay!..” deriz.

    Hayır, bence öyle değil; “Hay ahmak adamcağız hay!...” demeli.

    *          *          *

    Akrebin birisi dere geçecekmiş, kurbağa denilen budala mahlûk koşmuş, o çirkin mahlûku sırtına alıp yüzmeye başlamış… Tam suyun ortasında akrep kuyruğunu “caz!” demiş, kurbağanın kalçasına daldırmış.

    İşte yerinde olmayan bir iyiliğin karşılığı; lâyık olmayana yapılan dostluğun cezası.

    “A kurbağa efendi, kırk yıldır hamallık mı edersin?

    Allah seni dere içinde haşarat nakli için mi yarattı?

    Muzır hayvanların araba vapuru musun?”

    *          *          *

    Kuyuya düşen tilki oradan geçen uzun boynuzlu bir keçiye demiş ki:

    “Aman birader, ben yalnız başıma çıkamıyorum, gel de ayaklarını duvara daya, boynuzlarına basarak kurtulayım, sonra elimi uzatır, seni de dışarıya çekerim!”

    Keçi tutmuş, kendisini suya atmış.

    Yardımıyla kurtulan tilki, yukarıdan elini uzatacağına dilini çıkarmış ve elini vermek nerde, selâm bile vermeden fertiği çekmiş!

    *          *          *

    Yukarıdaki hikâyelerden hissemize düşen: İyilik, lâyık olana yapılmalıdır. Ve bir suç varsa asla cezasız bırakılmamalıdır…

    Sezası verilmeyen suç, yeniden işlenmiş gibidir…

    Merhamet yerinde gerek…

    Bu yazı toplam 1365 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim