Durdu GÜNEŞ / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Durdu GÜNEŞ / Yazar

    Test Tekniğinin Terslikleri

    22 Şubat 2017 Çarşamba 11:45

    Test tekniği eğitimde öğretilenlerin ölçme değerlendirilmesine yarayan tekniklerden biridir. Ama günümüz eğitiminde nerede ise bu teknik tek seçenek olarak kullanılmaktadır. Test tekniği hafızayı ölü bilgilerle doldurmaya yol açıyor, zekayı da kısırlaştırıyor. Böylece hafızaya çok veri aktaranlar başarılı ve çalışkan görülürken, hafızayı doldurmayan ancak zeki ve üretken beyne sahip olanlar başarısız görülebiliyor ve zeki kişiler eleniyor.

    Test tekniğinin sakıncalarını şöyle sıralamak mümkündür:

    1-Test tekniği bilgi üretmeye yönelik değildir. Şıklar verilmiştir. Kişi şıkların içinde doğru cevabı bulacaktır. Bu cevap daha önce öğrencinin hafızasında kayıtlı ise öğrenci görünce hatırlayacak ve onu işaretleyerek başarılı olacaktır.

    Günlük hayatta bunun şöyle bir etkisi vardır. Kişi bir sorunla karşılaştığında ‘bunu nasıl çözerim’ şeklinde yeni bir düşünce üretmekten ziyade var olan seçeneklere bakmaktadır. Kendi özgün durumunu değerlendiremeden mevcutta bulunan örneklere göre hareket etmektedir. Başkalarınca yapılan mevcut durumlar uysa da uymasa da modellenerek yanlışlıklar tekrarlanmaktadır. İlerleme sağlanamamaktadır.

    2-Test tekniği zekayı, muhakemeyi, hayal gücünü değil, içgüdüsel hafızayı fonksiyonel hale getiriyor. Örneğin “Dandanakan savaşı kaç yılında oldu?” diye test tekniği ile bir soru sorsak; cevaplar: a)1039 b)1040 c)1041 d)1042 dir. Öğrenci şıkların içinde (b) şıkkını işaretleyerek başarılı olur. Ancak “Dandanakan savaşı ile Çanakkale savaşı arasında ne gibi farklılıklar var” diye klasik usulde bir soru sorsak, cevabı için hafıza ile birlikte zeka, muhakeme ve hayal gücü çalışacaktır.

    Test tekniğinde soru tek doğru cevap üzerine kurulur ve daha önce var olan sabit bilgilere dayanır. Klasik usulde sorunun cevabında birden çok doğru bulunmakta ve cevap zeka, muhakeme ve hayal gücüyle üretilmektedir. Bu nedenle test tekniği düşünceyi kısıtlamakta ve kısırlaştırmaktadır.

    Hayat insana test tekniğiyle değil klasik usulle soru sormaktadır.

    Günlük test tekniğinin yansıması sorunların tek bir çözümünün olduğunun sanılması ve böylece seçenekli düşünememe halidir. Bu durum meselelere at gözlüğü ile bakılmasına yol açmaktadır. Kişiler aynı zamanda tek doğru cevabı bulamama ihtimaliyle sorun karşısında özgürce değil çekingen bir tavır takınmaktadır.

    3-Test tekniğinde kişiler bilemedikleri zaman belki isabet eder diyerek herhangi bir şıkkı işaretleyebilirler. Yani cevap düşünmeye dayanmayıp bilgiye dayandığı için düşünmeden sallayarak doğrunun bulunacağı varsayılır. Bir nevi çalıyı taşlayarak ya isabet ederse diye beklenti içine girilir.

    Bu durum kişilerin bilgiyi üretemeyip bilgiyi muhakeme etmeden hafızalarına almalarına yol açmaktadır. Özel durumlar karşısında ezberlenen bilgiler ya isabet ederse diyerek uyarlanmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle menkıbe kültürü, televizyon kültürü, sosyal medya kültüründe yer alan doğruluğu şaibeli bilgiler düşünülmeksizin sosyal hayatta iletişimin malzemesi olmaktadır. Özden yoksun, durumla ilgisiz sallama bilgilerle konuşuyoruz ama anlaşamıyoruz.

    4-Test tekniğiyle ölçme ve değerlendirme ezberci bir eğitimi gerektirir. Bilgiler arasında bağlantılar kurmak, sebep sonuç ilişkisi içinde bir çözüm üretmek olan analitik düşünceyi ortadan kaldırır.

    Bu durum günlük hayatta gereken duruma uygun hareket edemeyen komik haller doğurur.

    Bu durumu bir fıkra ile bağlayalım:

    Tavuk, kazın yumurtalarına bakmış ki, kendi yumurtasından daha büyük, güzel ve temiz. Kendi yumurtaları ise küçük ve kirlenmiş. Kazın yumurtalarını kıskanmış ve kaza sormuş:

    - Bu kadar büyük yumurtayı nasıl yapıyorsun?

    -Valla, ben 2-3 günde bir tane yumurta yumurtluyorum. Sen ise günde bir veya iki tane yumurta yumurtluyorsun. Belki sende biraz bekletirsen senin yumurtaların da büyük olur, demiş kaz.

    Tavuk büyük olsun diye zamanı geldiği halde yumurtlamamış. Yumurta büyümüş, ancak delik küçük olduğu için bir türlü çıkartamamış fazla zorlayınca hem kıçı yırtılmış, hem yumurta kırılmış. Üstü başı kan içinde ve kızgın şekilde kaza sormuş:

    -Senin yaptığını yaptım, neden böyle oldu?

    -Ben kazım, sen tavuksun. Neden kendi kıçını düşünmeden büyük yumurtaya hevesleniyorsun? Diye cevap vermiş kaz.

    Tavuk ezberci bir anlayışla test tekniği usulüyle konuya yaklaşmıştır. Oysa analitik yaklaşım olsaydı, böyle perişan olmazdı.

    Test tekniğinin daha çok sakıncası var. Mevcut eğitimle beyni test, midesi tost dolu bir gençlik yetişiyoruz. Sonuç ise hepimizin gördüğü gibi ortada. Ey millet test tekniğinde bir terslik yok mu sizce?

     

     

    Bu yazı toplam 867 defa okunmuştur.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim