Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Vedat GÜNEŞ
    09 Aralık 2016 Cuma 13:34

    Vedat GÜNEŞ

    Ankara Kabadayıları ve Ak Saçlılar…

    1990’lı yıllar… Ankara sevdalısı olarak, özel bir radyo için Ankara Belgeseli metin yazarlığı yapıyordum. Ankara üzerine yazılmış ne kadar kitap varsa arayıp buluyor ve okuyordum. D. Mehmet DOĞAN, Şeref ERDOĞDU başta olmak üzere Ankara konusunda bilgisi olan kim varsa bulup konuşuyordum. Bu arada Ankara Kabadayıları diye bir kitaptan haberdar oldum. Ancak bu kitabı bulmam mümkün olmamıştı ki, yazarı olan Halil SOYUER’in telefon numarasına ulaştım…

    Halil Bey’i arayarak kendimi tanıttım ve kitabını nereden bulabileceğimi sordum. Kendisi bana, Çankaya’da bir pastane tarif etti. Eğer söylediği gün ve saatte oraya gidersem verebileceğini söyledikten sonra aramızda şöyle bir konuşma geçti:

    -Pastaneye geldiğimde sizi nasıl tanıyacağım Halil Bey?

    -İçeri gir ve etrafına bak, mutlaka beni tanırsın…

    Ve dediği tarih ve saatte gittim. Giderken de nasıl biri olabileceğini düşündüm. Ankara Kabadayıları kitabını yazan bu kişi; olsa olsa iri yarı, palabıyıklı, çatık kaşlı, sert bakışlı biri olabilirdi.

    Söylediği mekâna girdikten sonra içerdekilere şöyle bir baktım… Kafamdaki şablona uyan kimse yoktu. Yalnız, masanın birinde tek başına oturan, pamuk gibi bembeyaz saçlı, tatlı mı tatlı, yüzünde mutlu bir tebessüm olan, tahminen 60-65 yaşlarında bir kişi oturuyordu. Oraya doğru ilerledim:

    -Halil Bey!..

    -Evet benim, dedi ve ayağa kalktı.

    Bu yaşta, genç bir delikanlının karşısında, misafirperver sevecenliğiyle ayağa kalkması ince ruhlu biri olduğunu ortaya koyuyordu. Buna karşılık, hayatı tam manasıyla bilmeyen, patavatsız biri olarak ben vardım karşısında… Beyaz saçlarına atıfta bulunmak için:

    Telefonda sesisiniz çok daha genç biri olarak geliyordu, oysa siz….

    Sözümü tamamlatmadı, ani bir hareketle elini omzuma koydu ve:

    -Bak evlât! Sen bilmiyor musun ki altın erkeklere haram? Allah sevdiği aklı, bak gümüş çerçeve içerisine almış… Ya senin ki?! Simsiyah saçlar, Allah daha aklını sevememiş ki…, dedi gülerek…

    Berceste

    Dil değer buldurur, erdem buldurur

    Dil değer düşürür, kelle vurdurur

    Sözünü iyi yönet başın kırdırmasın

    Dilini iyi gözet dişini kırdırmasın (Yusuf Has Hacip)

    Yaptığım toyluk karşısında utanmış, ama ak saçlılığın ne olduğunu da bir benzetme ile öğrenmiştim. Şimdi aynaya bakıyorum da benim saçlarım da onun ki kadar olmasa da “Allah, sevdiği aklı bak gümüş çerçeve içine almaya başladı” diyerek hem teselli buluyor, hem de Halil SOYUER’i rahmetle anıyorum… Tabii, saçlarını boyatanlara da ithaf olunur…

    Halil Soyuer, 1921’de Balıkesir Havran’da doğdu. 2004 yılında ise Ankara’da vefat etti. Şair, yazar… 200’den fazla şiiri bestelendi… İşte birkaç örnek: Hançer-i Aşkınla Ey Yâr (Ekrem Güyer),  Ateşimsin Yakıyorsun (Metin Everes), Mevsimler Ayrıdır (Avni Anıl),  Ne Olur Üzülme (Zekai Tunca),  Gidenler Benden Gitti (Ali Kocatepe), Bir Yüce Dağ Düşün (Selami Şahin),  Alev Alev Yakıyorsun (Amir Ateş), Gözlerinde Bu Akşam (Yıldırım Gürses), Hasta Gönlüm (Ziya Taşkent), Akşam Olur Gizli Gizli Ağlarım(Suat Sayın), Tutun Ellerimden (Osman Babuşçu), Yâr Gitti Gideli (Atilla İçli)

    Berceste

    Bâkî kalan manadır, suret değil (Sadi Şirazî)

    * * *

    Bu hafta

    Kitap                     : Yüzüncü Ad / Amin Maalouf

    Film                      : Şşş! Kızlar Bağırmaz

    Müzik                   : Akşam Olur Gizli Gizli Ağlarım (Güfte: Halil Soyuer)

    Aralık Ayının Hediye Kitapları:

    Müdür Müdür Müdür? / Vedat GÜNEŞ

    Hoşça Bak Kendine –Şiir ve Öykü Terapisi- /Vedat GÜNEŞ-Adem KARAFİLİK

    Bu haber toplam 693 defa okunmuştur
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim