Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Vedat GÜNEŞ
    08 Şubat 2017 Çarşamba 08:46

    Vedat GÜNEŞ

    02 Şubat 2017 Perşembe 08:50vdtgunes@gmail.com

    Nasrettin Hoca’yı bilmeyen yoktur. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar onun fıkralarını bilir, yeri geldiğinde hemen anlatır, güleriz.

    Nasrettin Hoca’nın fıkraları bir gerçeğin ortaya çıkışıdır. Amaç güldürmekten ziyade düşündürmektir. Hazır cevap sayesinde gerçeği nükteli bir şekilde ortaya koymaktır.

    Kendine güvenin, mizah yeteneğine sahip olmanın, karşındakini ikna edebilmenin, kendi inanç ve ilkelerine sahip çıkmanın, olaylara farklı açıdan bakıp kavrayabilmenin, olayı büyük düşünmenin, güçlüklere mizahi yaklaşıp katlanabilenin, kararlılığın, hızlı düşüp çabuk karar verebilmenin adıdır Nasrettin Hoca.

    Biz bu yazımızda onun hazır cevaplılığını değil, tarihe ışık tutan, sayfa açan kişilerin hazır cevaplarından örnekler vermeyi düşündük. Umarım bu hazır cevaplar, kıssadan hisse misali bizleri düşündürür ve bir ders çıkarmamızı sağlar.

     

    Atatürk

    • Ben size taaruzu emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum…
    • Geldikleri gibi giderler!
    • Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!
    • Zafer “zafer benimdir” diyebilenindir.
    • Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça, terk olunamaz.

    ***

    Galileo Galilei

    Bu bilim adamının kulakları biraz büyükmüş. Adamın biri Galileo’nun kulakları ile alay etmek istemiş.

    “Üstat, kulaklarınız bir insan için fazlaca büyük değil mi?”

    “Evet, benim kulaklarım bir insan için biraz fazlaca büyük; ama seninkiler de bir eşek için fazlaca küçük sayılmaz mı?”

    ***

    George Washington

    Komutanlığı bırakan Washington ABD’nin ilk başkanı seçilir. Sekreteri bir gün işe geç gelmesinin nedeni olarak saatini gösterir ve özür diler. Washington sekreterine şöyle der: “Ya sen kendine yeni bir saat almalısın veya ben kendime yeni bir sekreter!”

    ***

    Winston Churchill

    II. Dünya Savaşı’nda ülkesini yenilmekten son anda kurtaran bu kişiye gazeteciler sorar:

    “Omuzlarınızdaki ağır mesuliyet sizi üzüyor mu?”

    “Üzülmek istiyorum, ama zaman bulamıyorum!”

    ***

    Diogenes (Diyojen)

    “Yemek yemek için en uygun zaman ne zamandır?” diye sorarlar bu ünlü filozofa.

    Cevap: “Zenginsen istediğin zaman, fakirsen bulduğun zaman.”

    ***

    Mehmet Akif Ersoy

    Bir toplantıda Mehmet Akif’i küçük düşürmek isteyen biri, “Affedersiniz, siz baytardınız değil mi?” diye sorar.

    Mehmet Akif, “Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?” diye cevaplar.

    Bu hafta

    Kitap                     : Monna Rosa / Sezai KARAKOÇ

    Film                      : Lorenzo’nun Yağı (Lorenzo’s Oil)

    Müzik                   : Huma Kuşu

    Şubat Ayının Hediye Kitapları:

    Memur Olduğumu Kimseye Söyleme / Durdu GÜNEŞ

    Aşk İnsanı Komik Yapar / Durdu GÜNEŞ

     
    Bu haber toplam 826 defa okunmuştur
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 BADER Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 312 229 54 06 - 229 55 06 | Haber Yazılımı: CM Bilişim